Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
Zeus

Kütle ve Ağırlık Arasındaki Farklar Nedir

Sponsorlu Bağlantılarx
Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Kütle ve ağırlık aynı kavramlar değildir.
1. Kütle, bir cismin değişmeyen madde miktarıdır. Ağırlık ise bir cisme etki eden yer çekimi kuvvetinin büyüklüğüdür.
2. Kütle eşit kollu terazi ile ağırlık dinamometre (veya aylı el kantarı) ile ölçülür.
3. Kütle yönsüz (skaler), ağırlık ise yönlü (vektörel) büyüklüktür.
4. Ağırlık cismin bulunduğu yere göre değişirken kütle değişmez. (Farklı gezegenlerde cisme uygulanan kütle çekim kuvveti farklı olduğu için ağırlık değişir).
5. Kütle birimi kg ya da gr dır. Ağırlık birimi N ya da dyn dir.
Kütle ve ağırlık arasındaki en önemli fark şudur:
Kütle bir cisimdeki madde miktarıdır ve evrenin her yerinde aynı kalır. DEĞİŞMEZ.
Ağırlıkta ise yerçekiminin kütle üzerindeki etkisidir ve bulunduğu gezegenin yerçekimi kuvvetine göre de ağırlık DEĞİŞİR, sabit kalmaz.

Örneğin : Ay'ın yerçekimi kuvveti, dünyanın yerçekimi kuvvetinin yaklaşık 1/6 sı kadar olduğunu varsayarsak, dünyada ağırlığı 60 kg-kuvvet olan bir insan, AY da 10 kg-kuvvet gelir. Yani ağırlığı 1/6 oranında azalır. Ama kütlesi aynı kalır değişmez.
Kütlenin Özellikleri:
Kütle degismeyen madde miktaridir.
Esit kollu terazi ile ölçülür.
Skaler bir büyüklüktür.
Birimi Kg dir.
Degeri uzayin her noktasinda aynidir. Degismez.
Ağırlığın Özellikleri:
Agirlik, bir maddenin kütlesine etki eden yer çekimi kuvvetidir.
Dinamometre ile ölçülür.
Vektörel bir büyüklüktür.
Birimi Newton dur.
Çekim alan siddetine bagli bir büyüklük oldugu için alan siddetinin degistigi yerlerde agirlikta buna göre degisir.
Uzayin farkli noktalarinda farkli bir deger alir.

Kütle ile Ağırlık Arasındaki Farklar (Farklı Kaynak)


Baştan başlayalım. Kütleler birbirlerini etkiler ve bu etkileşim kütleçekimi kuvveti dediğimiz olaydır. Senin ya da benim ya da herhangi bir cismin üzerinde durduğu gezegenden dolayı hissettiği kütleçekim kuvvetine o cismin ağırlığı diyoruz. Dolayısıyla ağırlık bulunduğumuz gezegene bağlıdır ve hatta gezegene doğru hızlanıp yavaşlamamıza da bağlıdır. Eğer gezegene doğru hızlanıyorsak ağırlığımız azalır ve hatta sıfır bile olabilir. Ama asla kilo kaybetmeyiz. Sadece hissettiğimiz kütleçekimi miktarı azalmıştır. Kütle ise cismi meydana getiren madde miktarıdır (elektron, proton ve nötron). Kütlenin başka bir açıklaması da şöyledir; Bir cisme uygulanan kuvvet aynı oranda ivmeye neden olur (F~a). Bu eşitliği sağlayan orantı sabitine de kütle denir (F=ma). Yani kütle cismin hızlanmasına direnç gösteren büyüklüktür diyebiliriz.
Kütle, bir cismin değişmeyen madde miktarıdır. Ağırlık ise bir cisme etki eden yer çekimi kuvvetinin büyüklüğüdür.
Kütle eşit kollu terazi ile ağırlık dinamometre (veya aylı el kantarı) ile ölçülür.
Kütle yönsüz (skaler), ağırlık ise yönlü (vektörel) büyüklüktür.
Ağırlık cismin bulunduğu yere göre değişirken kütle değişmez. (Farklı gezegenlerde cisme uygulanan kütle çekim kuvveti farklı olduğu için ağırlık değişir).
Kütle birimi kg ya da gr dır. Ağırlık birimi N ya da dyn dir.

Kütle va Ağırlık Konu Anlatımı


İnsanoğlu, mekanik denilen hareket bilimini ve onun sıcaklığa uzantısı olan termodinamiği ancak son zamanlarda geliştirip, anlamaya başladı. Hâlâ çoğumuz, kütleyi ağırlıkla, kuvveti güçle, gücü enerjiyle, ısıyı sıcaklıkla karıştırır dururuz. Ağırlıksızlık uzayı çağrıştırdığı, uzay da atmosferin ötesinde olduğu için, atmosferin dışına çıkar çıkmaz ağırlığımızın yok olacağını düşünürüz. Bütün bu karışıklık ve yanlış anlamaların altında, bazı temel kavramlar ve bunların birbirleri ile ilişkilerini doğru ve sindirerek bilmememiz yatıyor. Gelin, önce bu temel kavramları gözden geçirelim.

Kütle

Terazide bir şey tartarken kullanılan, “bir kilo” denilen demir parçası bazen başka işlere de yarar: Çivi çakmak, ceviz kırmak gibi. İster tartmada ister öteki işlerde olsun faydalanılan şey, o demir parçasının sanki adı gibi değişmez bir özelliğidir: Kütlesi. Zaten “Bir kilo” diye anılmasının nedeni, kütlesinin 1 kilogram yani 1000 gram olması (1 kg=1000 g). Dünya üzerinde nerede, hatta hangi uydu veya gezegende bulunursak bulunalım, neyin etrafında dönüyor, ne kadar hızlı veya yavaş gidiyor olursak olalım, yanımızda taşıdığımız “bir kilo”nun kütlesi daima 1 kg olarak kalacak ve çivi çakmak gibi kinetik enerjisinin kullanıldığı işlerde daima aynı derecede işimize yarayacaktır.

Kütle, bir maddenin değişmez kimliğidir. Maddenin korunumu kütlenin değişmemesi ile eşdeğerdir. (Bu arada, bizim de bir madde olarak kütlemizin değişmemesi, örneğin 72 kg değerini koruması beklenir. Ancak canlıların, canlı kalabilmek için gerekli olan çevreylebesin ve atık alışverişi yüzünden kütleleri değişir. Büyüme, zayıflama, “kilo” alma vb, bu değişmelere verdiğimiz isimlerdir.) Her maddenin, küçük veya büyük olsun, kendine özel bir kütlesi vardır. Bu yüzden madde yerine kütle de diyebiliriz.

Kütleyi tanıdıktan sonra, onunla en çok karıştırılan ağırlık kavramına geçmemiz beklenirdi. Her ne kadar ağırlık yerçekimi olmadan da tanımlanabilecek bir olgu ise de, hemen her zaman yerçekimi ile ilişkili olarak algılandığı için, önce şu yerçekimi, daha genel adıyla kütlesel çekim üzerinde durmak yerinde olur.

Kütlesel Çekim Nedir

Maddeler (kütleler) birbirini çeker. Yani bir madde bir başkasına, onu kendisine doğru gelmeye zorlayan bir kuvvet uygular; bunu aralarında yay, ip, hava gibi hiçbir bağlayıcı ortama gerek olmadan yapar. Öteki madde de aynı şekilde birincisini, onu kendine doğru gitmeye zorlayıcı, aynı büyüklükte (tabii ki ters yönde) bir kuvvetle çeker. Örneğin, Dünya bir tenis topunu aşağı doğru bir kuvvetle çekerken, tenis topu da Dünya’yı yukarı doğru aynı büyüklükte bir kuvvetle çeker. Bu birbirine denk çekme kuvveti, iki maddenin de kütleleri ile doğru orantılıdır. Yine bu kuvvet iki kütlenin sanki birbirlerini “gördükleri” sanal büyüklükle de orantılıdır. Örneğin, 1 m uzaktaki tenis topu 2 m uzağa gidince sanki eskisinin dörtte biri kadarmış gibi gözükür. 100 m uzakta, yani onbinde bir küçüklükte ise topu görmekte güçlük çekeriz. Çekim kuvveti de o oranda, yani uzaklığın karesi ile ters orantılı olarak değişir. Yani 1 m uzaktaki tenis topunu, kütlemizden dolayı çektiğimiz kuvvet, 100 m uzakta onbinde bire düşer. Fakat bizimle top arasındaki bu kuvvet çok yakında bile o kadar küçüktür ki, top hiç de bize doğru yaklaşmaya tenezzül etmez, sanki. Ancak, kütlelerden hiç değilse biri çok büyükse çekim kuvveti önemli bir büyüklüğe ulaşır. Örneğin, bizim yerimize Dünya’yı alırsak, onun çekim kuvveti (yani topa etki eden yerçekimi) bizimkinden o kadar büyüktür ki, elimizden bıraktığımız top bize yaklaşmaktansa Dünya’ya yaklaşmayı (düşmeyi) tercih eder.

Çekim kuvvetini belirleyen uzaklık, iki cismin kütle merkezleri arasındaki uzaklıktır. Dünya ve üzerindeki topu alırsak bu uzaklık Dünya’nın ortalama yarıçapından çok az farklıdır (6371 km). Onun için, deniz seviyesinde veya yükseklerde, ekvatorda veya kutuplarda olmak pek fazla değiştirmez Dünya’nın bize uyguladığı çekim kuvvetini. Yaklaşık olarak 1 kg kütleye bu ortalama uzaklıkta 9,83 N (Newton) etki eder. Benim kütleme göre İstanbul’da, örneğin 700 N kuvvetle çekiliyorsam, Antarktika kıyılarında ancak 5 N daha fazla, Everest zirvesinde 2 N daha az bir çekim kuvvetine maruz kalacaktım. Peki daha uzaklarda? Yer’den 240 km yüksekte (herhangi bir uydu uzaklığında) 650 N, 36 000 km de (yer istasyonu uzaklığında) 22 N, Ay uzaklığında 0,19 N; yani uzaklığın karesiyle azalan bir kuvvet, ama yine de sıfır değil. Dünya yerine başka büyük kütleleri alırsak, örneğin Ay yüzeyinde 115 N, yani Dünya’dakinin 1/6′sı, Merih’te (Mars) 0,4, Müşteri’de (Jüpiter) 2,7, Güneş’te 28 katı. Tipik bir nötron yıldızı üzerinde ise, Dünya’dakinin 1012 katı kuvvetle çekiliyor olacaktım; çünkü Güneş kadar büyük bir kütleye, nötron yıldızının ancak birkaç kilometre olan yarıçapı kadar yaklaşmış bulunacaktım. Yalnız, yaklaşırken başımla ayaklarım arasındaki çekim kuvveti farkı o kadar büyüyecek ki, daha yıldıza erişmeden çok önce, pişmaniye haline gelmiş olacaktım.

Bereket versin, Dünya’dan pek fazla ayrılmadıkça bu büyük kütlelerin çekimi ihmal edilecek kadar az. Örneğin, Ay beni şimdi ancak 0,0023 N, Güneş ise 0,41 N kadar çekebiliyor. Yine de bu küçük kuvvetler gel-git olaylarının başlıca nedeni.

Dikkat ederseniz, yerçekiminden söz ederken ağırlığa hiç başvurmadık. Çekim kuvveti ile statik ağırlık arasında önemli ve nazik bir ilişki var; ileride göreceğiz. Ağırlığa geçmeden önce son bir söz: Kütlesel çekim kuvveti de, cisimler arasındaki uzaklık aynı kaldığı sürece değişmeyen bir büyüklük. Yani 240 km yüksekte bulunduğum sürece, bana etki eden yerçekimi kuvveti daima 650 N olarak kalacaktı; ister orada duruyor olayım, ister dairesel bir yörüngede hareket ediyor olayım, hep 650 N ile çekiliyor olacaktım.

Ağırlık

Ağırlık ve kütle, çoğu zaman birbiri ile karıştırılan veya alışkanlıkla birbiri yerine kullanılan iki farklı kavram. Ağırlık aslında kuvvet birimi ile ölçülür. Pratikte, terazi denilen bir karşılaştırma aracı ile “tartma” sonucu elde edilen bir büyüklük olarak bilinirse de, bu yanlış. Aslında basit, eşit kollu terazide iki kefeye konan kütleler karşılaştırılır. Eğer kol yatay durumda dengede durabiliyorsa etki eden ağırlık kuvvetleri dengededir. Bunun için de kütlelerin eşit olması gerekir. O halde “bir kilo” ile dengede olan patatesin kütlesi de 1 kg’dır. Ya ağırlığı? Bu tür teraziyle ağırlık tayin edilemez. Kütle ile ağırlık arasındaki ilk karışıklık ta bundan doğar. Tartma sonucunu “patatesin ağırlığı bir kilo” diyerek açıklarız. Halbuki “patatesin ağırlığı bir kilonun ağırlığına eşit” dememiz gerekirdi ki, ikisini de henüz bilmiyoruz. Bu yanlışlık günlük alışverişimize, banyo terazimize kadar girmiştir. Yakın bir geçmişe kadar kütle ve onun ağırlığı aynı skalada gösterilmeye çalışılmış, yine de, birine kg-kütle ötekine kg-kuvvet gibi isimler bile verilse, mekanik öğrenenlerin kâbusu olmaktan kurtulamamıştır. Hâlâ hiç kimse (fizikçiler dahil) size ağırlığından söz ederken “700 Newton çekiyorum” demez; “72 kiloyum” der. “Nedir bu 72 kilo?” sorusuna hiç kimseden “Kütlem” cevabını alamazsınız, isterseniz deneyin.

Bu yanlışlıklar yalnızca dilimizde kaldığı, anlayışımızı etkilemediği sürece zarar yok. Zaten, Dünya üzerinden fazla ayrılmadıkça ağırlık da pek değişmiyor; ha kütle ha ağırlık. Fakat konu ağırlıksız olmaya dayanınca daha dikkatli olmak gerek. Çünkü ağırlıksız olunduğu söylenilen durum ve şartlarda artık neyin kütle, neyin çekim kuvveti veya ağırlık olduğunu açık seçik bilmekten başka çare yok.

Kütlenin hiç değişmediğini, çekim kuvvetinin ise, kütleler arası uzaklık aynı kaldığı sürece değişmediğini gördük. Ayrıca, uzaklık arttıkça çekim kuvvetinin hızla küçüldüğünü, fakat asla sıfır olmadığını da biliyoruz. Deneyimlere dayanarak bildiğimiz başka şeyler de var. “Ağırlıksız” denilen şartlarda, örneğin bir yapay uydu kapsülünde (veya halatı kopmuş asansör kabininde) hiçbir yere dayanmadan, dokunmadan kapsüle göre durumumuzu koruyabiliyoruz; kullandığımız aleti elimizden bırakınca sanki bıraktığımız yerde boşlukta kalıyor. Dikkatle düşünürsek “ağırlıksız” olmak, etkisinden hiçbir şekilde kurtulamayacağımızı bildiğimiz yerçekimi kuvveti hariç, başka hiçbir kuvvete maruz olmamak gibi bir durum. Yani sadece ve sadece, kütlesel çekim kuvvetinin altında isek, ister duruyor ‘herhangi bir anda) ister hareket ediyor olalım, ağırlığımız olmayacak. Örneğin tramplenden havuza atlarken, ayaklarımız trampleni terkettiği andan suya ilk dokunduğumuz ana kadar, (hava ile sürtünmeyi ihmal edersek) hiçbir yerden destek almadan sadece yerçekimi altındayızdır. Önce yükselir, bir noktada bir an durur, sonra aşağı doğru gittikçe hızlanarak düşeriz. Bu sırada bir ağırlığımız olduğunu bize hissettirecek başka hiçbir kuvvet yoktur. Halbuki, ayakta dururken (veya otururken) her bir parçamız, yerçekiminden dolayı düşmesini önleyecek belli bir kuvvetle yukarı itilerek dengelenir. Bu kuvvetleri ise biz toptan ağırlığımız olarak algılarız: En çok ayaklarımızla, en az başımızla (tepe üstü durduğumuz zaman da tersine en çok başımız, en az ayaklarımızla).

Asansörle çıkıyor veya iniyorsak ağırlığımız değişir. Kabine girip çıkış düğmesine basıncaya kadar hareket etmeyiz. Yerçekimi, döşemeden ayaklarımızı yukarı iten kuvvetle (hemen hemen) dengededir ve bu itme kuvvetini biz normal ağırlığımız olarak algılarız. Düğmeye basınca, döşeme bizi daha büyük bir kuvvetle yukarı iterek hızlandırır, bunun için de kendimizi daha ağır hissederiz. Kabin hızı sabit değerini alınca ağırlığımız yine normale döner. Duracağımız kata yaklaşırken kabin yavaşlar, döşeme kuvveti azalır, kendimizi daha hafif hissederiz (biraz boşlukta gibi). Durduktan sonra her şey normal değerine döner. İnişte olay ters yönde tekrarlanır: Önce hafifleme, sonra normal, sonra ağırlaşma ve nihayet normale dönüş. Çabuk hızlanan veya halatı kopan bir kabinde neler hissedeceğimiz belli artık. Birincide daha çok ağırlık, ikincide neredeyse sıfır ağırlık.

Mekik-uydu içindeki durumu da analiz etmek mümkün. Mekik, personel, deney aletleri ve Dr. Nurcan Baç’ın zeolitleri (bk. Bilim ve Teknik 345, s. 8-11), her şey hemen hemen aynı yörünge üzerinde, isterlerse birbirlerine hiç dokunmadan, yani sadece yerçekimi altında hareket etmektedir. Başka kuvvet gerekmediği için ağırlıkları yoktur; hem de çok uzun bir süre. Böylece zeolit kristalleri en özgür ortam içinde büyüyebilir. Dünya üzerinde ise ancak bir düşme kulesinde, kabini yukarı fırlatıp tekrar dibe düşünceye kadar, birkaç saniyelik bir ağırlıksız durum yaratabilecektik.

Yerçekimi İvmesi

Newton’un meşhur ikinci (hareket) kanunu, bir kütleye bir kuvvet etki ettiğinde onun bu kuvvet doğrultusunda kuvvetin büyüklüğü ile orantılı, fakat kendi kütlesi ile ters orantılı şekilde hızlanacağını (yani mevcut hızına, zamanla o oranda artan hız katacağını) söyler. Kütlenin, “atâlet” (tembellik) diye adlandırılan bir özelliğin ölçüsü olması, bu ters orantı yüzündendir. Bir el arabasını kolaylıkla hızlandırabilirsiniz. Ama aynı kuvvetle bunu arabanızda sağlamak uzun zaman alır; çünkü arabanız çok daha “âtıl” yani kütlelidir. Hızlanma mekanik dilinde “ivme”dir. Tenis topunu elimizden bıraktıktan sonra, hava direncini ihmal ederseniz, yerçekimi ona etki eden tek kuvvettir ve aşağı doğrudur. Bıraktığımız anda sıfır olan hızı, her saniye başına saniyede 9,8 m gibi artar ve top hızlanarak yere düşer. Hava direnci gerçekten yoksa (örneğin havası tamamen boşaltılmış bir odada) tenis topu, kuş tüyü ve değirmen taşı hep aynı ivmeyle hızlanır; çünkü birim kütleye etki eden kuvvet olan ivme aynı kalır, bütün cisimler için. İşte bu birim kütleye etki eden yerçekimi kuvvetine yerçekimi ivmesi denir. Uygulanma yeri çoğunlukla Dünya yüzeyi olduğu ve orada kaldığı sürece değeri pek fazla değişmediği için sabit bir ortalama değeri olduğu kabul edilebilir. go= 9,83 N/1 kg = 9,83 (m/s)/s = 9,83 m/s2.

Öte yandan, bir cismin hareketi incelenirken, çoklukla bu hareketin Dünya’ya göre tanımlanması istenir. Böyle olunca da mutlak hareketi (yani uzayda sabit kabul edilebilecek bir referansa göre hareketi) düzenleyen yerçekimi ivmesi değil, Dünya’ya göre hareketi verecek olan ağırlık ivmesi daha uygun bir büyüklük olur. Onun da standart değeri g = 9,81 m/s2′dir. Bundan farklılıklar doğuran yükseklik ve enlemin etkileri çoğu zaman ihmal edilir. Dünya’nın simetrik olmaması, zamanla şeklinin değişmesi gibi nedenlerden gelebilecek düzeltmeler ise çok daha küçüktür.

Hızlı hareketler, kısa sürede hızlanmayı, yani yüksek ivmeyi gerektirir. Atmosfer içi ve ötesi hareket programlarında yüksek ivmeler, m/s2 birimi ile olduğu kadar g değerini birim kabul ederek de ifade edilir. Örneğin, bir uydunun fırlatılmasında, uçak manevralarında 2-3 g’lik ivmeler ağırlığın 2-3 katına çıkacağını müjdelerken, 8-10 g gibi ivmeler insanın dayanma sınırına erişir. Çarpışmalar genellikle çok daha yüksek g’lerle ölçülür. Örneğin, teniste, topun raketle buluşma süresi 1/100 saniye ve topun çıkış hızı 50 m/s ise ortalama ivme nerdeyse 500 g olacaktır.

Ağırlıksız durumlarda ağırlığı temel alan ivme de sıfır olmalı, yani 0 g. O halde neden mikrogravite? Ağırlığın etkilediği (ve bu yüzden ağırlıksız ortama ihtiyaç gösteren) doğal konveksiyon, tabakalaşma gibi olaylar içeren işlemlerde, çok küçük de olsa, ağırlık, yüzey gerilimi, elektrostatik kuvvetler gibi faktörler ayrıntılı olarak bilinmelidir. Bir uzay istasyonunda yer çekiminin kabinin “altında” ve “üstünde” farklı değerlerde olması, personelin hareketi, istasyonun dönmesi veya teorik yörüngeyi tamı tamına izlememesi yüzünden g değeri sıfırdan farklıdır ve sınırlarının bilinmesi gerekir. Erişilebilecek küçük değerler, bir düşme kulesinde 10-5 g, balistik yörüngede uçan bir uçakta 10-3 g, uzay mekiğinde 10-6 g (personel uykuda) ile 10-3 g (çalışırken) arasında olabilir.

Ölçümler Nasıl Yapılır

Önce kütleyi ele alalım. Değeri kütlesi ile ölçülen her şeyde ağırlık veya yerçekimi değil, kütle önemlidir. Bilinmeyen bir kütleyi, örneğin 1 kg’lık standart bir kütle ile karşılaştırarak tayin edebiliriz. Kollu terazi, kantar, vs bu iş içindir. Aslında, karşılaştırma bilinen ve bilinmeyen kütlelere etki eden ağırlık kuvvetleri arasında olduğu için ölçmeyi, ağırlığın teraziyi çalıştıracak kadar büyük olduğu her yerde yapmak mümkün: Kutuplarda, Everest’te, çıkan veya inen asansörde. Fakat uyduda ağırlık olmayacağı, daha doğrusu yeterince büyük olmayacağı için başka yollara başvurmamız gerekir. Örneğin, bilmediğimiz kütleyi bildiğimiz bir yaya bağlayıp titreştirerek ve periyodunu bilinen bir kütlenin vereceği periyotla karşılaştırarak.

Kütle ölçümünde kullandığımız kollu terazi, ağırlık ölçmede hiçbir işe yaramaz. Fakat, hilesiz olmak şartıyla, yaylı bir terazi güvenle kullanılabilir. Yayın elastik uzama özellikleri her yerde aynı olduğu için, 1 kg’lık standart kütleyi teraziye asıp, ağırlığının Singapur’da 9,78 N, Ankara’da 9,80 N, Kuzey Kutbu’nda 9,83 N olduğunu, asansörde daha da ağır veya hafif olabileceğini, yörüngedeki bir uyduda ağırlığının kaybolacağını ölçebiliriz.

Geriye dönüp ağırlığı nasıl tanımladığımızı hatırlayılım. Aslında yaylı teraziyle tartma sırasında kütleye, yerçekimi dışında, yayın uzamasıyla ilgili bir ek kuvvet uyguluyoruz ve ağırlık olarak tanımladığımız bu kuvveti de yayın uzama miktarı ile eşleştirip terazi skalasından okuyoruz. Yani her şey tutarlı. (Belki terazinin tek kusuru Newton yerine kilo vermesi, ama bunu 9,81 N/kg ile çarparak Newton’a çevirmek kolay.)

Peki, yerçekimi kuvvetini nasıl ölçeceğiz? Klasik teraziden yine fayda yok. Yaylı teraziyi ise, astığımız kütle ile birlikte, yerçekimini ölçeceğimiz noktada sabit tutmamız gerekir. Dünya’dan uzaklığı sabit dahi olsa, bir yörüngede dönüyor veya herhangi başka bir hareket yapıyor olmasına izin yok. Çünkü bu hareketlerin gerektirdiği kuvvetler yüzünden ölçülen yay kuvveti sadece yerçekimini veremez. Bir yerde gerçekten durarak ölçmek ise hemen hemen olanaksız. Bir istisna, belki kutupta (Güneş çevresinde hareketi dışında) Dünya’nın dönmesinden doğan bir hareket olmadığı için, ölçme yerçekimini verecektir. Halbuki ekvatorda, Dünya ile birlikte dönen bir cisme, düz bir doğru boyunca gitmektense, onu her an Dünya’ya doğru saptırarak üzerinde kalmasını sağlayan bir kuvvet etki etmek zorundadır. İşte bu kuvvet yerçekimi ile ağırlık arasındaki farktır. O halde yerçekimini, kolayca ölçebileceğimiz ağırlığa bu kuvveti ekleyerek bulabiliriz. Farkın küçük olması bir yandan onu ihmal edebilme kolaylığı sağlar. Diğer yandan, ağırlığı yerçekimi ile özdeşleştirme yanlışlığının yaygınlaşmasını destekler. Çok kişiden duymuşuzdur, uzay laboratuvarında yerçekiminden kurtulunduğunu. Halbuki, biliyoruz orada bile, Dünya bizi 650 N ile çekmekte olduğu halde, ağırlıksız bir “uzay yürüyüşü” gerçekleştirebilirdik.

Aslında yerçekiminden gerçekten hemen hemen kurtulabileceğimiz yerler de yok değil. Örneğin, Dünya’dan Ay’a, aradaki uzaklık 1/9 olacak kadar yaklaşırsanız (Ay’dan 42 600 km), ikisinin çekim kuvvetleri eşit ve zıt yönde olduğu için birbirini yok eder ve sizi sadece Güneş ve öteki gök cisimlerinin çekim kuvveti etkiler. Bütün çekim kuvvetlerinin birbirini yoketmesi ise olanaksızdır.

Yerçekimi Olmadan Ağırlık Olur mu

Her ne kadar ağırlıkla yerçekimi arasında bazı ilişkiler bulduksa da, ağırlık yerçekimi olmadan da yaratılabilecek bir algılama şekli. Dünya ile Ay arasındaki yukarıda sözü edilen ölü noktada ivmelenen bir yolculuk yapıyorsanız, yerçekimi olmadığı halde, ivme ve kütlenizle orantılı bir ağırlık algılarsınız. Düşey ekseni etrafında hızla dönen bir silindirin içinde duvara yapışıp düşmeden durabilirsiniz.


Kütle ve Ağırlık Arasındaki Farklar Resimleri

  • 7
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 3 yıl önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

  • 3
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 3 yıl önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

  • 3
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 5 gün önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

  • 0
    Bu resime açıklama eklenmemiş. 3 yıl önce

    Bu resime açıklama eklenmemiş.

Kütle ve Ağırlık Arasındaki Farklar Sunumları

  • 2
    Önizleme: 2 gün önce

    Kütle ve Ağırlık Slayt Sunum PPTX

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OKÜTLE VE ÇEKİM KUVVETİ

    2. Sayfa
    AĞIRLIK BİR KUVVETTİRNeler Öğreneceğiz?Dünya’daki kütle çekim kuvvetinin varlığınıYerçekimi kuvvetinin yönünüKütleye etki eden yerçekimi kuvvetinin ağırlık olduğunuBir kuvvet olan ağırlığın dinamometere ile ölçülmesiniBir kütlenin farklı gezegenlerde ağırlığının farklı olacağınıKütle ile ağırlığın farkını öğreneceğiz.Anahtar KavramlarAğırlıkKütle çekim kuvvetistyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilitystyle.rotationppt_hppt_wstyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.rotationppt_hppt_wstyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.type

    3. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OEkrandaki kız nasıl marketten havada alışveriş ediyor?style.visibility

    4. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OBu adamlar çiçekleri nasıl alıp taşıyacaklar?

    5. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.ODükkanda alışveriş yapan kişiler ne yapmaktalar?style.visibilitystyle.colorfillcolorfill.type

    6. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OAtılan bu top birkaç saniye sonra niçin yere düşüyor?ppt_xppt_ystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibility

    7. Sayfa
    YERÇEKİMİ OLMASAYDI NE GÜZEL OLURDU RAHATCA YÜRÜRDÜMstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.type

    8. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OUzayda bonibon şekerlerini yemek hiç de kolay değil style.visibilityppt_wppt_h

    9. Sayfa
    Yer çekimi kuvveti olmasaydı kalemler sırada durmazdı.Bisikletler havada uçardı.Yolda yürümez, havada süzülürdük.Bu adam ne yapıyor? Yer çekimine meydan mı okuyor?style.visibilityppt_xppt_yppt_ystyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_y

    10. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OYer çekimi kuvvetinin varlığını Isaac Newton tarafından keşfedilmiştir.Kitap okurken başına elma düşen Newton bu durumunun neden düştüğünü irdelemiş, kendi adıyla Newton Kanunlarını bulmuştur.style.visibilitystyle.visibilitystyle.rotationppt_xppt_yppt_xppt_ystyle.visibilitystyle.visibilityppt_wppt_h

    11. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OYer çekimi dünyadaki bir kütle çekim kuvvetidir.Her gök cismi kütle çekim kuvvetine sahiptir.style.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_wppt_hstyle.visibilityppt_xppt_y

    12. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.ONasıl ki dünyamızın yer çekimi kuvveti varsa, Ay’ın, Uranüs’ün, Mars’ın ve diğer milyonlarca gök cisminin kendi kütle çekim kuvvetleri vardır.style.visibilitystyle.visibility

    13. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OHer gök cisminin kütle çekim kuvveti büyüklüğüne göre değişir.Daha büyük kütleli gök cisimlerinin çekim kuvveti daha fazladır.EN ÇOKstyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_y

    14. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.Ostyle.visibilityppt_wppt_hppt_xppt_y

    15. Sayfa
    Ay kütle olarak Dünya’mızdan küçük olduğu için Ay’ın sahip olduğu kütle çekim kuvveti de küçüktür.style.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilityppt_xppt_xppt_yppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    16. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OGalaksideki diğer gök cisimleri de sahip oldukları kütlenin büyüklüğü ile doğru orantılı olarak daha büyük kütle çekim kuvvetine sahiptir.style.visibilitystyle.visibilityppt_wppt_h

    17. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OKütle çekim kuvvetini hayatımızın içersinde ağırlık olarak gözlemliyor olsak da bu doğru değildir.Kütle ve ağırlık kavramları birbirinden farklıdır.Gelin bu farkı izleyip anlamaya çalışalım.style.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    18. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.O5 kgKütle cisimdeki madde miktarıdır. Yani farklı gezegenlere gitsek bile bir cismin kütlesi değişmez.5 kg5 kg5 kgstyle.visibilityppt_xppt_yppt_xppt_yppt_xppt_yppt_xppt_y

    19. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OAğırlık ise cisme etki eden yer çekimi kuvvetidir. Çekim kuvvetine bağlı olduğu için aynı cismin ağırlığı farklı gezegenlerde değişiktir.18,5 NMerkürde Ağırlık 18,5 N116,5 NJüpetirde Ağırlık 116,5 N55 NNeptünde Ağırlık 55 N50 NDünyada Ağırlık 50 N 8,5 NAyda Ağırlık 8,5 Nstyle.visibilitystyle.visibilityppt_wppt_hppt_wppt_hstyle.visibilitystyle.visibilityppt_wppt_hppt_wppt_hstyle.visibilitystyle.visibilityppt_wppt_hppt_wppt_hstyle.visibilitystyle.visibilityppt_wppt_hppt_wppt_hstyle.visibilitystyle.visibilityppt_wppt_h

    20. Sayfa
    Bir insanın kütlesi ayda değişmez ancak ağırlık farklı ölçülür.AYAYstyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_yppt_ystyle.visibilityppt_xppt_yppt_y

    21. Sayfa
    YERİN (DÜNYA’NIN) ÇEKİM KUVVETİ HER ZAMAN YERİN MERKEZİNE DOĞRUDURYERÇEKİMİ KUVVETİ KUTUPLARDA EN BÜYÜKTÜR. YERİN MERKEZİNE DOĞRU VE DÜNYA’DAN UZAKLAŞTIKÇA AZALIR.AzalırAzalırAzalırAzalırstyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.type

    22. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OYerkürenin cisimlere uyguladığı çekim kuvvetine yerçekimi kuvveti denir. Yerçekimi kuvveti daima yerkürenin merkezine doğrudur. Bütün cisimler birbirlerine az da olsa çekim kuvveti uygularlar. Bu çekim kuvvetine kütle çekim kuvveti denir.style.visibilityppt_wppt_h

    23. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OYer çekimi kuvveti dünyamızın farklı noktalarında farklılık gösterir.Dünya üzerinde 50 N ağırlığındaki bir kutu,5000 km yükseklikte 17 N ağırlığında,10000 km yükseklikte 9 N ağırlığında ölçülür.5000 km10000 kmstyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_yppt_ystyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_yppt_ystyle.visibility

    24. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OGök cisimlerinin çekim kuvveti her zaman merkeze doğrudur.Dünyamızdaki yer çekimi kuvveti de sürekli bizi dünyanın merkezine doğru çeker.style.visibilitystyle.visibilityppt_wppt_hstyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_yppt_xppt_yppt_xppt_y

    25. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OBu nedenle dünyanın neresinde olursak olalım uzay boşluğuna düşmeyiz style.visibilitystyle.visibility

    26. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OResimdeki gezegenlerden sizce hangisinin kütle çekim kuvveti en büyüktür?Elbette kütlesi en büyük olandır.style.visibilityppt_wppt_hstyle.visibilitystyle.visibilityppt_wppt_hstyle.visibilityppt_wppt_h

    27. Sayfa
    KÜTLE VE AĞIRLIKBir cisme etki eden yerçekimi kuvvetine ağırlık denir. Ağırlık, cismin bulunduğu yerdeki çekim kuvvetine bağlıdır.Ağırlık dinamometre ile ölçülür. “G” ile gösterilir.Kütle, maddenin değişmeyen bir özelliğidir. Kütle eşit kollu terazi ile ölçülür. “m” ile gösterilir. Bir cismin ağırlığını bulmak için kütle ile yerçekimi çarpılır. G=m.gstyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibility

    28. Sayfa
    Madde miktarıdır.KütleAğırlıkMaddeye etki eden yerçekimi kuvvetidir.Eşit kollu terazi ile ölçülür.Dinamometre ile ölçülür.Birimi gram ya da kg dır.Birimi newtondur.Her yerde aynıdır, değişmez.Bulunduğu gezegene göre değişir.style.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.type

    29. Sayfa
    MERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OGök cismi1 kg’lık cisme uygulanan yaklaşık çekim kuvvetiGüneş247 NMerkür3,7 NVenüs8,9 NDünya10 NAy1,7 NMars3,8 NJupiter23,3 NSatürn9,2 NUranüs8,6 NNeptün11 N

    30. Sayfa
    KÜTLEg=9,8 N/KğAĞIRLIK

    31. Sayfa
    3TTXYBirbirine bağlı X , Y cisimleri şekildeki gibi dengedeyken X cismini taşıyan ipteki gerilme kuvveti, Y cismini taşıyan iptekinin üç katıdır.X ciminin ağırlığı 20 N olduğuna göre; Y cisminin ağırlığı kaç N dur? SORU=1A)10B)20C)30D)60style.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_yppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    32. Sayfa
    XYZT1T3T210 N30 N20 NSORU=2Ağırlıkları sırsıyla 10 N, 20 N ve 30 N olan X, Y, Z cisimlerini taşıyan iplerdeki gerilme kuvvetleri T1, T2, T3 olmaktadır.Buna göre aşağıdaki eşitliklerden hangileri doğrudur? I. T1= 60 N II. T2 = 30 N III. T1= T2+ T3D) I, II ve IIIA) Yalnız IC) II ve IIIB) I ve IIstyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_yppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    33. Sayfa
    Öğretmen, “kuvvet” konusu ile ilgili yukarıdaki kavram haritasını, numaralandırılmış kısımlarını boş bırakarak tahtaya çiziyor. 1, 2 ve 3 kutucuklarına yazılacak kavramlar nelerdir?SORU=3123AĞIRLIKNEWTONBÜYÜKLÜKstyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    34. Sayfa
    SORU=4 Ağırlık ile ilgili bilgi veren öğrencilerden hangisinin verdiği bilgi yanlıştır?Ağırlık bir kuvvettir.Bir cismin ağırlığı eşit kollu terazi ile ölçülür.Ağırlık, cisimlerin bulunduğu yere göre değişir.Ağırlık birimi Newton’dur.A)D)C)B)style.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    35. Sayfa
    AHMET HARMANBAŞIMERSİN ÇANKAYA İ.Ö.OKuvvet eşit kollu terazi ile ölçülür.Cisim sabit süratle gidiyorsa dengelenmiş kuvvetlerin etkisindedir.Zıt kuvvetlerin doğrultuları da zıttır.Hareket halindeki bir cisme hareketine zıt yönde bir kuvvet uygulanırsa cisim yavaşlar.Bir ağacın dalından düşen limon dengelenmiş kuvvet etkisindedir.İki kuvvetin bileşkesi bu kuvvetlerin toplamından büyük farkından küçük olamaz.Doğru / YanlışYDYDYDstyle.visibilitystyle.rotationppt_wppt_wppt_hppt_xppt_yppt_ystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibility

    36. Sayfa
    Yerkürenin cisimlere uyguladığı ve yerin merkezine yönelik olan kuvvete kütle çekim kuvveti denir.Bir cisme uygulanan yerçekimi kuvvetine ağırlık denir.Evimizde tartıldığımız baskül kütlemizi ölçmek için ayarlanmıştır.Gök cisminin büyüklüğü arttıkça cisme etki eden yerçekimi kuvveti de artar.Deniz seviyesinden yukarıya çıkıldıkça bir cismin ağırlığı artar.DDDDYstyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibility

    37. Sayfa
    Kuvvet ……….. ve ……….. olarak tanımlanır.Mıknatıs, …………………… kuvvet çeşididir.İki ya da daha fazla kuvvetin yaptığı etkiyi tek başına yapan kuvvete ……………… denir.Kuzeye doğru hareket ederken doğuya dönen bir arabanın ………… ve ……….. değişmiştir.Bileşke kuvvet bulunurken; doğrultuları ve yönleri aynı kuvvetlerde kuvvetler ………. , farklı yönlü kuvvetlerde kuvvetler ………….Boşluk Doldurmaitmeçekmetemas gerektirmeyenbileşke kuvvetdoğrultusuyönütoplanırçıkarılırstyle.visibilitystyle.rotationppt_wppt_wppt_hppt_xppt_yppt_ystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.colorfillcolorfill.typestyle.visibilitystyle.visibility

Kütle ve Ağırlık Arasındaki Farklar Videoları

  • 6
    2 gün önce

    Kütle ve Ağırlık Konusunda Açıklama (Fizik)

  • 2
    2 gün önce

    Kütle ve Ağırlık İlişkisi - Ağırlık Bir Kuvvettir

  • 1
    2 gün önce

    Kütle ve Ağırlık Farkları 

Kütle ve Ağırlık Arasındaki Farklar Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Kütle ve Ağırlık Arasındaki Farklar Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Kapak Resmi
Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin